Aksaray Belediyesi

 
  • NEVZAT PALTA

  • OSMAN ERTUGRUL
    Doğum Yeri: AKSARAY
    Doğum Tarihi: 1956
    Eğitim: ÜNİVERSİTE

  • AHMET ER
    Doğum Yeri: AKSARAY
    Doğum Tarihi: 1945
    Eğitim: AKADEMİ

 

Tarihçe

MÖ. 7000-6000 yıllarında Neolitik devirde Anadolu medeniyetinin ilk izlerini gördüğümüz Konya yakınlarındaki Çatalhüyükte Hasandağı’na dolayısıyla Aksaray’a ait vesikalara rastlanmaktadır.

Burada Hasandağı’nın lav püskürttüğünü tasvir eden bir kazıntı resme rastlanmıştır. Neolotik dönemde Aksaray ve çevresi iskan görmüştür. Kalkolitik ve eski demir devirlerinde iskan olup olmadığı bilinmemekle birlikte çevre köylerde (Böget ve Koçaş) bu döneme ait seramiklere rastlanmaktadır.

MÖ. 3000-2000 yıllarında Anadoluda Hatti kavmi yaşanmıştır. Bu dönemde Asurlu tacirler burada ticaret yapmışlardır. Aksaray’ın ilk ve orta tunç devirlerindeki durumunu Acemhüyük ören yerlerindeki yapılan arkeolojik kazılardan ve müze müdürlüğünün satın almış olduğu eski eserlerden öğrenmekteyiz.

Bu dönemde Asurlu tüccarlar Mezopotamya’dan gelerek şehirlerin banliyölerinde ticaret merkezi kurmaya başlamışlardır.

Asurlu tüccarlar yazıyı biliyorlardı. Pişirilmiş çamur üzerine yazılmış metinler, çamurun pekiştirilmesi suretiyle yapıştırılıyordu. Hüyük, MÖ. 3000’den itibaren iskan edilmiştir. Acemhüyük’ün en parlak devirleri MÖ. 2000 yılının ilk yarısına isabet etmektedir.

Koloni döneminin sonlarına doğru, MÖ. 1700 yıllarında Kafkaslardan gelen, küçük şehir devletleri kuran ve Anadolu’da, askeri bir devlet halinde bir kavmin varlığını görüyoruz. Hint-Avrupalı olan bu kavmin Anadolu da siyasi iktidarı ele geçirerek kurduğu devlet, eski Hitit Devletidir. Aksaray’da Hititlere ait eserler bulunmamakla beraber mağlup memleketler arasında Aksaray’ın adı geçmektedir.

Orta Anadolu’da MÖ. 13yy. sonlarına kadar devam eden Hitit egemenliği MÖ. 12 yy. da batıdan (Trakya) gelen ve deniz kavimleri olarak bilinen kavimlerin en güçlüsüdür.

Yanardağ küllerinin sıkışmasından oluşan tüf tabakalarının çok kolay kazılabilme özelliği nedeniyle bölgemize çok sayıda yer altı şehri ve dik yamaçlara kaya içinde yerleşme birimleri yapılmıştır. 7 yy. sonlarından itibaren Müslüman Arapların Anadolu üzerinden İstanbul’a yaptıkları sefer nedeni ile bölgeye sığınan Hıristiyanların sayısı çok artmış, Ihlara Gelveri ve Göreme gibi yerleşim birimleri oluşmuştur.

Aksaray, 1142 tarihinde Selçuklular tarafından zapt edilmiş ve 1470 yıllarındaki Osmanlı hakimiyetine kadar İlhanlı, Danişmentli, Karamanoğulları egemenliğinde kalmıştır. 1470 yıllarında Aksaray’ı ele geçiren İshak Paşa tarafından, Fatih Sultan Mehmet’in emri ile halkın bir bölümü İstanbul’a nakledilmiştir.

SELÇUKLULAR DÖNEMİNDE AKSARAY

1142 yıllarında Selçuklu egemenliğine giren Aksaray’a giren II Kılınçaslan zamanında saraylar, medreseler, zaviyeler, kervansaraylar yaptırılmış, Azerbaycan ve başka yerlerden Müslüman halk, gazi, mücahit, alim, ticaret erbabı getirerek yerleştirilmiştir.

Bu yıllarda Aksaray, bir Selçuklu askeri üssü durumundadır. Kılınçaslanın babası Sultan Mesud, Danişmentlere karşı Aksaray’ı bir askeri üs olarak kullanmıştır. Ve burada bazı tesisler yaptırmıştır. II. Kılınçaslan burada bir saray yaptırarak Arkhelais adını Aksaray’a çevirdi ve burası ikinci payitaht gibi idi. II. Kılınçaslan kendi adını taşıyan türbede ebedi uykusundadır. Aksaray, Selçuklu ve Karamanoğlu dönemlerinden kalan eserler yönünden oldukça zengindir.

OSMANLILAR DÖNEMİNDE AKSARAY

1470 yılında İshak Paşa tarafından ele geçirilen Aksaray Osmanlı hakimiyetine girmiştir. İstanbul’un fethinden sonra boşalan şehrin iskanı için, Aksaray halkının büyük bir bölümü İstanbul’a nakledilmiştir. Ve bu şehirde bir semte de Aksaray adı bu nedenle verilmiştir.

Aksaray, Osmanlı sınırları içine alındıktan sonra Fatih adına yapılan ilk tahrirde Aksaray vilayeti olarak gösterilmiştir.

Kanuni Sultan Süleyman zamanına kadar Aksaray, Karaman eyaletine bağlı bir kazadır. Kanuni devrinde Konya’ya bağlı bir sancaktır. Cumhuriyet dönemine kadar bu şekilde devam ede gelmiştir.

CUMHURİYET DÖNEMİNDE AKSARAY

H. 1336 M. 1920 yılında Aksaray Vilayet olmuştur. 1933 yılına kadar 13 yıl vilayetlik yaptıktan sonra vilayetliği lağvedilmiştir. 20.3.1933 tarihinde 2197 sayılı kanunun 3. maddesi ile Niğde’ye ilçe olarak bağlanmıştır.

1989 yılının 15 Haziran gününe kadar 56 yıl kaza olarak kalmış olan Aksaray, bu tarihte eski hakkı iade edilmek suretiyle tekrar vilayet olmuştur.

KÜLTÜR VE TURİZM FAALİYETLERİ OLGUSU İÇİNDE İL VE ÇEVRESİNİN YERİ

Geniş tarihi içerisinde Aksaray çeşitli medeniyetlere beşiklik yapmıştır. Güzelyurt ve Ihlara Hristiyanlarca önemli dini merkezler durumundadır. Bu kavimlerin hakimiyeti Friglerin Anadolu’yu istilaları ile son bulmuştur.

MÖ. 1200-700 yıllarında Hititler devrinde Aksaray çok büyük önem kazandı. Son yıllarda şehir merkezinde ve çevresinde yapılan kazılar M.Ö. 1100-1000 yılları ile 9 yy. ait Hitit hiyeroglifi ile yazılmış kitabelerin bulunması bu durumu ispatlamaktadır.

MÖ. 6 yy. da Perslerin Frig devletini ortadan kaldırması ile tüm Anadolu Pers egemenliğine girmiştir. Perslerin Yunanistana ilerlemeleri Grekopers kültürü adı verilen yeni bir uygarlık geliştirmiştir. Bu durum M.Ö. 3 yy. da Büyük İskender’in Persleri ortadan kaldırmasına dek devam eder.

Büyük İskenderle başlayan ve MÖ. 300 yıllarında sona eren döneme Helenistik dönem adı verilmektedir. Büyük İskender’in ölümünden sonra bölge kumandanlar arasında paylaşılmıştır. Aksaray’da Kapadokya Beyleğine bağlanmıştır. Bu dönemde Aksaray’ın ismi Arkhelais olmuştur. Roma İmparatorluğunun M. S. 395 de ikiye ayrılması ile Doğu Roma İmparatorluğu içinde kalan bölgemiz Doğu Romanın Bizans ismini almasından sonra (1071-1174) Bizans egemenliğinde kalmıştır.

M.S. 1 yy. da Havari St. Paul ve müritleri tarafından Anadolu da yayılmaya başlayan Hristiyanlık, çok tanrılı Roma taraftarlarının büyük tepkisine neden olduğundan, ilk Hristiyanlar korunma açısından daha elverişli yerlere yerleşmeye başlamışlardır. Ayrıca inzivaya çekilmek isteyen bir çok din adamı da bu bölgeye gelmiştir.

Gerek Manastır Vadisi ve gerekse Ihlara Vadisi içerisinde bulunan kaya oyma yüzlerce manastır ve kilise, her yıl yüz binlerce yabancının ziyaret ettiği çok önemli turizm merkezlerimizdir.

Jeolojik yapısı itibarı ile de bu yöremiz, bozulmamış tabii güzelliklere sahip, bir çok oyma yerleşim yeri ve yer altı şehrinin bulunduğu, kaplıcaların yer aldığı hem dini, hem doğal güzellikler ve hem de termal turizm açısından değer ifade etmektedir.

Hasandağı avcılık, dağcılık ve kış sporları bakımından önem arz eder. Ayrıca yayla olarak yöre halkının rağbet ettiği bir yerdir. 1990 yılı içerisinde kış sporları Turizm merkezi olarak ilan edilmiştir.

Selçuklu ve Karamanoğulları eserlerinin pek çok olduğu Aksaray, Han ve kervansarayları, Zinciriye Medresesi, Ulu Camii, Eğri Minaresi yanında Somuncubaba (Şeyh- Hamidüdini Aksarayi), Yunus Emre ve Tabduk Ermesi ile İslam aleminin ilgisini de üzerine çekmektedir. Zinciriye Medresesi (Halen müze olarak kullanılmaktadır) ki müderris yetiştiren zamanın en büyük okullarından birisidir. Somuncu Baba ve Hacı Bayram-ı Veli burada öğretmenlik yapmışlardır.

Aksaray, tarihi, kültürel ve turizm açısından ele alındığında, Hristiyanlık öncesi, Hristiyanlık dönemi ve İslami döneme ait bir çok esere sahip, kolektif açık hava müzesi durumundadır. Doğu-Batı, Güney-Kuzey ana yollarının bağlantı noktasında bulunması, Dünya’nın ve Türkiye’nin her yerine kolayca ulaşılmasından dolayı önemli bur turizm merkezi olma konumunu muhafaza etmektedir.

TARİHSEL VE KÜLTÜREL ÇEVRE

Ihlara

Kuzey Anbar Kilise - 11. yy. İkonoklast resimli
 
Eğritaş Kilisesi - 9. yy. süslü
 
Kokar Kilise - Popüler ve arkaik süslü
 
Pürenliseki Kilise - 10. yy. araik resimli
 
Karanlıkkale Kilise - 10. yy. popüler sanat
 
Ağaçaltı Kilisesi - Pre-İkonaklast resimli
 
Sümbüllü Kilise - 10. yy. sonuna ait resimli
 
Karabaca Kilisesi - 10. yy. sonuna ait resimli

Belisırma

Yılanlı Kilise - 9. yy. arkaik resimli
 
Alçak Kayaaltı Kilise - 10. yy. resimli
 
Karagedik Kilise - 10. yy. resimli
 
Bezirhan Kilisesi - 13. yy. ait resimler
 
Kırkdamaltı Kilise - 13. yy. ait resimler
 
Bahaeddin Kilise - 10. yy. ait resimler
 
Direkli Kilise - 11. yy. ait başı
 
Batkın kilise - İkonoklast resimli
 
Ala Kilise - 11. yy. ait resimler

Yaprakhisar

Güvrecinlik (Davullu) Kilise - İkonaklast resimli
 
Çohum Kilise - 9. yy. ve 11. yy. resimler
 
Yazılı Kilise - 1024 yılına ait resimler
 
Alaygediği Kilise - 1023 yılına ait
 
Koyunağul Kilisesi - 11. yy. ait
 
Panaga kilisesi - 10. yy. ait

Selime

Kale Kilisesi - 10. yy.
 
Doğanyuvası Kilisesi - 10. yy. sonu
 
Selime Hatun Türbesi - Selçuklu Türbesi

İSLAM ESERLERİ

Aksaray-Konya yolunda AKHAN avlulu Kervansaray 13. yy.
Aksaray’da Kılınçaslan Hanı. avlusuz kervansaray
Aksaray’da Hacı Şükrüllah Hanı.
Aksaray-Kayseri yolunda Hoca Mesud Kervansaray’ı (Ağzıkarahan) Avlulu kervansaray (1231-1239)
Aksaray-Kayseri yolunda Alayhan (1220-1225)
Aksaray-Kayseri yolunda Sünnetli Han (Avlusuz)
Aksaray-Kayseri yolunda Öresinhan avlusuz (1270)
Aksaray’da Kılıçarslan Türbesi (1264-1265)
Bekar (Nenezi) civarında Bekar Sultan Türbesi

HRİSTİYAN ESERLERİ

Mamasun’da Saint Michel Kilisesi, kayaya oyulmuş haç planlı 10. yy. başına ait arkaik resimlerle süslü.
Akhisar’ın 7 km kuzeydoğusundaki Çanlı Kilise. 11. yy. haç planlı, kayaya oyulmuş vaziyette.
Akhisar’ın 7 km kuzeydoğusunda Manastır. 10. yy. ikinci yarısına ait resimlerle süslü dört adet, hepsi bir kayaya oyulmuş vaziyette, birisi haç planlı, birisi üç nefli, diğer ikisi birer nefli.
Gelveri (Güzelyurt)’de Çömlekli Kilise. Tek neflidir.
Gelveri (Güzelyurt)’de Saint Gregori’de Nazianze Kilisesi. Haç planlı, 6. yy. ait.
Karaören’in 3 km güneyinde Anatepesi Kilisesi, Tek nefli 5.yy. ait.
Helvadere’de Kilise Köy (tahrip edilmiştir).
Yenipınar’ın 3 km kuzeydoğusunda Sargöl Kilisesi tek nefli 6. yy. aittir.
Viranşehir’in 1 km güneybatısında Yardıbaş Kilise haç planlı 5.yy.
Viranşehir’in 1 km batısında Süt Kilise haç planlı 5 yy.
Viranşehir’de kilise (Hasandağı yakınında) haç planlı 5. yy.
Viranşehir’in 3 km güneybatısında Bozboyun Kilise tek nefli 6 yy.
Hasandağının tepesinde Tepe Kilise haç planlı 6 yy.
Hasandağının yakınında çavdarlıkta 2 nefli kilise 6 yy.
Hasandağı yakınında Dede sivride Çukurkent Kilisesi 6. yy. haç planlı
Hasandağı yakınında Yenipınarda Kale Kilise haç planlı
Sivrihisar'da Sivri Kilise haç planlı.
Akhisar'da şato (Bizans dönemi)
Viranşehir'de şato (Bizans dönemi)
Sivrihisar'da şato (Bizans dönemi)
Keçikalesin'de şato (Bizans dönemi)

ESKİ ROMA ESERLERİ

Viranşehir(NORA)’de mezar
Aksaray (Garsaura)da Greko-Romen kalıntıları

AKSARAY’DA BULUNAN TARİHİ ESERELER

Ulu Camii (15. yy.)
Nakkaşlı Camii Minaresi (16. yy.)
Alaadin Camii (1156) tahrip olmuştur.
Zincirli Medrese (15. yy. ortası)
İbrahim Bey Medresesi (15. yy. ortası)
Sultanhanı (13. yy. ikinci yarısı)
Kızıl (eğri) minare (1221)
Ulu Camide bulunan Minber (Hoca Anüştekin tarafından Sultan 1. Mesud zamanında yaptırılmıştır.)

Ulaşım

Aksaray İpek Yolu tur güzergahı ve doğu-batı, güney-kuzey ana bağlantı yollarının kavşak noktasında , E-90 karayolu üzerindedir.

225 Kmuzunluğundaki Aksaray-Ankara devlet yolunun 52 Km .si Aksaray ili sınırları içinde kalmakta olup bu yolun tamamı, 265 Km uzunluğundaki Aksaray-Adana yolunun 23 Km .lik kesimi dışında kalan uzunluğu Bölünmüş yol olarak hizmet vermektedir. Ayrıca 148 Km uzunluğundaki Aksaray-Konya devlet yolunun Aksaray sınırları içinde kalan 49 Km .lik kesiminin 5 Km .si, 75 km . uzunluğundaki Aksaray-Nevşehir yolunun Aksaray sınırları içinde kalan 43 Km .lik kesiminin tamamı Bölünmüş yol olarak hizmet vermektedir. 2006 yılında Aksaray-Adana yolunun 23 Km .lik kesiminde üst yapı işleri tamamlanarak bölünmüş yol çalışmaları bitirilecek Aksaray-Konya yolunda Bölünmüş yol çalışmalarına ağırlık verilecektir.

İlin Karayolu ile Komşu İllere ve Bazı Büyük İl Merkezlerine Uzaklığı

              Aksaray        -        Ankara                   225 Km .

              Aksaray        -        Adana                    265 Km .

              Aksaray        -        Mersin                    258 Km .

              Aksaray        -        Konya                    148 Km .

              Aksaray        -        İstanbul                  674 Km .

              Aksaray        -        İzmir                      693 Km .

              Aksaray        -        Niğde                     121 Km .

              Aksaray        -        Nevşehir                   75 Km .

TÜRK HAVA YOLLARI ULAŞIM BİLGİLERİ

İstanbul- Ankara       Atatürk Hava Limanından her gün ;

Saat   ;  6.15-7.15-8.00-08.30-9.00-11.00-12.05-15.00-16.00-17.00-18.00-18.15-20.00-23.45

İstanbul-Kayseri         Atatürk Hava Limanından her gün ;

Pazartesi  Saat ; 8.15   -  8.35  Çift sefer
Salı Saat ; 8.15   -  8.35  Çift sefer
Çarşamba Saat ; 8.15   -  8.35  Çift sefer
Perşembe Saat ; 8.15   -  8.35  Çift sefer
Cuma Saat ; 8.15   -  8.35  - 23.40
Cumartesi Saat ; 8.15   -  8.35  - 23.40
Pazar Saat ; 8.15   -  8.35  - 23.40
       

İstanbul-Adana        Atatürk Hava Limanından her gün ;

Saat   ; 7;00 – 8.20 – 11.15 – 14:15 – 17.20 – 23.35

Sabiha Gökşen Hava Limanından  ;

Saat    ; 16;00

İstanbul-Konya Atatürk Hava Limanından her gün ;        

Pazartesi  : 12.35 – 23.35   Çift Sefer
Salı : 23.15  Tek sefer
Çarşamba : 23.15  Tek sefer
Perşembe : 23.15  Tek sefer
Cuma : 12.35 – 23.35   Çift Sefer
Cumartesi : 12.35 – 23.35   Çift Sefer
Pazar : 12.35 – 23.35   Çift Sefer
                                               

İlin Havaalanları ve Limanlara olan uzaklığı

                      Aksaray–Ankara                             220 km

                       Aksaray – Adana                            260 km

                       Aksaray – Nevşehir                           70 km

                       Aksaray – Kayseri                           160 km

                       Aksaray – Konya                             140 km

                       Aksaray – Mersin limanı                   258 km

                       Aksaray – İskendurun limanı             400 km

Aksaray Havaalanı inşaatı da büyük oranda tamamlanmıştır.

Ankara – Aksaray – Ulukışla demiryolu etüt projesinin yapımı için 2004 yılı yatırım programında 300 milyar TL. ödenek ayrılmıştır.

Kültür ve Turizm

Eğri Minare : Eğri Minare Aksaray merkezinde yer almaktadır. Selçuklu dönemine ait olup, 1221-1236 yılları arasında yapıldığı sanılmaktadır. Kırmızı tuğladan yapıldığı için Kızıl Minare olarak anılmaktadır. Dört köşe bir kaidenin üzerine oturtulan silindirik gövde, ince bir silme ile iki kısma bölünmüş, alt kısmı zikzak, üst kısmı mavi ve yeşil çini mozaiklerle kaplanmıştır. Minare yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olması nedeniyle 1973 yılında çelik halatlarla bağlanmıştır. Yanındaki cami, sonradan yapılmıştır 

Güzelyurt

AZİZ ANARGİROS KİLİSESİ (Bucak Kilise) : Güzelyurt ilçe merkezindedir. Kapalı Yunan haçı planında olan kilise, kubbeleri ve kolonları dahil olmak üzere tümü kayaya oyularak yapılmıştır. Narteks ve ön cephe daha sonra kapatılmıştır. Kilise, son olarak 1884 yılında tamir görmüştür. Kubbesindeki 1887 tarihinden fresklerin onarımında 3 yıl sonra yapıldığı anlaşılır. Günümüzde vatikan’dan buraya gelip hacı olanlar vardır. Aziz Anargiros’un yortu günü olan 1 Kasım günleri kilisede hastalar büyük bir tören düzenleyerek sabahlara kadar dua etmektedirler. Güzelyurt ilçe merkezi ve manastır vadisinde üç adet açık yer altı şehri vardır.

KİLİSE CAMİİ(Aziz Gegorius Kilisesi): Güzelyurt ilçesinin Aşağı mahallesinde bulunmaktadır. Andreades ve Akaklades’in belirttiğine göre bu kilise büyük Teodoslus tarafından M.S 385 yılında yaptırılmıştır. Akaklades, kilisenin üç kapısından birinin üzerindeki Kitabede “Bu haç kişisel, Bizans İmparatoru Theodoslus tarafından inşa edilmiştir. İmparator, Gregorios Nazianzos eli ile de kutsal hacın bir parçasını kiliseye hediye etmiştir.” Cümlelerini okuyabildiğini, daha başka yazılarda olduğunu, fakat bunların okunmasının mümkün olmadığını yazmaktadır. Kapalı Yunan Hacı tipine ait bu kilisenin plan şeması sonradan yapılan ilavelerle değişikliğe uğramıştır. Apsis kısmında görülen kalıntı eski yapının parçasıdır. Kilisenin yapıldığı 385 yılından sonra önemli değişikler geçirdiği anlaşılmaktadır. En önemli değişik ise 1835 yılındaki restorasyon sırasında olmuştur. Aya Grerorios kilisenin tamiri için İstanbul ‘ da yaşayan Rumlar tarafından saraya yapılan baskılar sonucu 1834 yılında bir ferman çıkarılarak, özel izin alınmıştır. 1835 yılında kilisenin plan şemasında büyük değişiklikler yapılmış ve kapalı Yunan Hacı tipinden.3 nefli, kubbeli bazllika tipine geçilmiştir. Andreades’in belirttiğine göre kilisenin kitabesinde “Aya Gregorios Theologos’un bu kutsal kilisesi Kellivar’lı Hıristiyanların yardımıyla ve mimar Gregorios Madenci tarafından 1835 yılında tamir edilmiştir.” Cümlesi yer almaktadır. Bu kitabenin yazılarını silmek suretiyle yazıldığı iddia edilmektedir. Bu da 385 yılındaki kitabe olsa gerekir. Kilisenin giriş kapısı üzerinde yazılı bulunan 1896 tarihi büyük bir olasılıkla narteksin kapatılması sırasında yazılmıştır. Aya Gregorios Theologos kilisesi 1924 yılından sonra camiye çevrilmiştir. 15 metreyüksekliğinde olan çan kulesi tuğla ile örtülerek minare haline getirilmiş, dış cephede hiçbir değişiklik yapılmamıştır. Kilisenin iç kısmında duvarlarda bulunan Fresklerin ve bezemelerin üstleri kireç badana ile kapatılmış, ikonastas’i yerinden sökülmüş, güney duvarına yani şimdiki mihrabın bulunduğu duvara yerleştirilmiştir. Üstgelen ve ambon bugün ki yerinde mevcuttur. Freskler görünmediklerinden değerleri hakkında pek fikir elde edilememektedir. Gelver’i Rumların anlattıklarına göre, kilisenin kuzey duvarında İsa’nın Platus tarafından mahkemesi, çarmıha geriliş sahnesi, apsis kısmında Aziz Gregorios’un Aziz Anthanaslus’un, Aziz Baseus’un ve Kyrillos’un tasfirleri bulunmaktadır. Odessatda yaptırılmış kilisenin çanını, kandillerini, avizelerini, üzerlerinde kitabeler bulunan cam bardaklar, İsa, Meryem, Üç baş Rahip ve vaftizci Yahya’ya ait ikonaları, üzerlerinde Rusça kitabe bulunan muhafazalar içinde, kutsal haçları parçayı da alıp yanlarında götürmüşlerdir. Rott, Aya Gregorios Theologos kilisesinde bulunan değerli kutsal emanetlerin bazılarının Tzimiskes devrinde (969-976) kaldığını yazmaktadır. Bahçenin kuzeyinde kilisenin misafirhanesi bulunmaktadır. Ayrıca burada kilisenin heyeti toplanır bölgeyi ilgilendiren sorunlar görüşülürdü. Devlet ileri gelenleri, bölgenin başrahipleri bu yöreden geçtiğinde misafirhanede kalırlardı. Bunların yanı sıra güncel sorunlarda burada görüşülür, evlilik işlemleri burada çözümlenirdi. Misafirhanenin alt katında buğday, yağ depoları, bahçede fırın bulunmaktadır. Ayrıca doğu da kilisenin papazının oturduğu eve yer almaktadır. Yine bu devirde bahçenin güneyinde zengin Gelverilerinin mezarlığı alır. Güney doğusunda ise 35 basamak merdivenle inilen yer altı suyu “Ayazma’sı” bulunmaktadır. Aksaray’ın Güzelyurt İlçesi’nde bulunan tarihi Büyük Kilise Cami (Aziz Gregorios Kilisesi)’nin çatı kısmı Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından onarıma alınarak tamamlanmıştır.2007 yılı içerisinde binanın tamamının resterasyonu yapılacaktır.

Ihlara Vadisi: Aksaray, Hristiyanlığın daha ilk yıllarında önemli bir din merkezi olmuştur. Kayseri’li Basilus ve Nazianzos’lu Gregorius gibi mezhep kurucuları 4. yy. da burada yetişmişlerdir. Mısır ve Suriye sisteminden ayrı bir manastır hayatının kurallarını bunlar tespit etmişlerdir. Böylece Yunan ve Slav sistemi doğmuştur. Mısır ve Suriyeli rahiplerin dünya ile olan ilişkilerini kesmelerine rağmen Basilus ve Gregorius’un rahipleri dünya ile olan ilişkilerini kesmiyorlardı. Bu yeni anlayışın yeri Belisırma idi. Gregorius, teslis inancına yeni bir izah getirerek Hz. İsa’nın tanrılığı tartışmasında İznik toplantısı görüşlerine kuvvet kazandıran fikirler ileri sürdü. Böylece Hristiyanlık tarihinde öncü bir aziz oldu. Gregorius’un yetiştiği kayalık bölge (Belisırma, Ihlara, Gelveri) Manastır ruhuna uygun, kayalara oyulan kiliseler topluluğu haline geldi. Arap akınlarına karşı, Hasandağındaki müdafaa kaleleri karşı koyunca bu kiliseler faal ibadet merkezi durumlarını devam ettirdiler. Ihlara vadisindeki kayalara oyulmuş bu freskli kiliseler, korunarak yeryüzünde eşine rastlanmayan bir tarih hazinesi olarak zamanımıza kadar gelmiştir. Hristiyanlığın ilk yıllarından itibaren kayaların rahatlıkla kazılmasıyla meydan getirilen bu freskli kiliseler ve iskan yerleri 14 km boyunca Ihlara’dan Selime’ye kadar devam eden “IHLARA VADİSİ” içerisinde yer alırlar. Kiliselerden sadece ikisinin tarihi tespit edilmiştir. Direkli Kilise (976-1025), Saint Georges (1283-1295) yıllarına aittir. Sonuncusu çağının sanatının tipik bir örneğidir. Bir Selçuk Sultanının elbisesini gösteren resim, Türk Hükümdarının himaye ve yardımı ile bu kilisenin yapıldığına belge teşkil etmektedir. X. yy. ortasında Bizansın Toroslar ve Klikya bölgelerini geri almasıyla Ihlara bölgesinde de yeni Kiliselerin yapıldığı görmekteyiz. Bahaeddin Samanlığı Kilisesi, Sümbüllü Kilise ve Direkli Kilise resimleri bu yüzyılda işlenmiştir. Ala Kilise, Akhisar’daki Çanlı Kilise ve Karagedik Kilisesi XI. yy. başlarındaki bizanrs sanatına örnek teşkil eder. Eski kiliseler sonradan bazı Bizans tipi resimler de ilave edilmiştir. Bu davranış, XI. yy. da Selçuk Türklerinin bölgeye gelmesiyle son bulur. Fakat bölgedeki dini hayat devam eder. Bölgenen kilise hayatı 1924’deki nüfus mübadelesiyle son bulur.

Selime - Yaprakhisar: Aksaray’a 28 km. mesafededir. Ihlara Vadisi’nin bitiminde kurulmuş bir kasabadır. Ihlara, Yaprakhisar, Belisırma ve Güzelyurtta olduğ gibi burada da kayadan oyma kiliseler vardır. En önemli kilise Selime Katedrali olarak bilinmektedir. Katedral kayalara oyulmuş, yüksekçe bir yerdedir. İçinde iki sıra halinde sütunlar sırası vardır. Bu sütunlar Katedrali üç sahana ayırmıştır. Vadinin diğer kısımlarında görülmeyen “Peri Bacalarını” Selime kasabasında görmek mümkündür.

Somuncu Baba Türbesi: Aksaray merkezi içinde kuzeydoğu tarafında II. Kılıçarslan Tepesi eteğinde Ervah Kabristanlığı içinde bulunmaktadır. Şeyh Hamid-i Veliye ait türbe açık bir türbedir. Mezarı burada bulunmaktadır. Mezarı mermerden yapılmış olup, H.815-M.1412 yazısı bulunmaktadır. Ayrıca torunları ve yakınlarına ait mezarlarda buradadır. Solda ikinci kubbenin olduğu kısmında demir kapıyla türbedar odasına girilir. Türbedar odasındaki iç kısıma geçildiğinde 1.5 x 1.5 m. ebadında tek gözlü penceresi olan çilehane yer almaktadır. Açık türbenin arka kısmında Şeyh Hamid-i Veli'nin itikafhanesi yer almaktadır. Demir kapı açıldığında hafif meyilli dehliz görünümlü bir yer karşımıza çıkmaktadır. Merdivenle inilen bu uzun koridordan arka duvarın kuzeyinde iki,doğusunda bir adet niş bulunmaktadır. Bu dehliz koridorun önü kapatılmış arka kısmındaki 2 x 1.30 m ebadındaki odaya 70 x 40 cm. ebadında son derece küçük ve ancak diz çöküp eğilmek suretiyle girebilecek olan bir kapıdan girilmektedir. Yapıda günümüze ulaşan iki tane mezar taşı vakfiyesi bulunmaktadır.

Sultanhanı: Aksaray’ın 42. km. batısında, Sultanhanı kasabasında bulunan Kervansaray 1229 da I. Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. 1278 de Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından genişletilmiştir. Dıştan yazlık ve kışlık bölümlerinin boyu 116.90 m.‘ dir. Yazlık kısmının eni ise 49.35 m. Boyu 61.75 m.dir. Kışlık kısmının eni ise 32.90 m. Boyu 55.15 m. ‘dır. Yazlık ve kışlık kısmının toplamı 4866 m’ y bulmaktadır. Yazlık kısmının geometrik şekillerle süslenmiş muhteşem bir portali vardır. Han içinde bulunan tüm yapı özellikleri itibariyle Sivas’taki Gök Medreseye benzemektedir. Sivri kemerin hemen altında “Elminnetül Lillah” yani “Kudret Allahın’ dır” duası yazılıdır. Kervansarayın ilk kitabesinde mukarnaslı dış portal nişini çeviren süs kemerinin iki tarafında altıgen madalyonlar içinde sağda ve solda yer almaktadır. Uzun bir dehlizden geçtikten sonra avluya varılır. Burada arabalara mahsus revak şeklinde yerler, sol tarafında ise kemerli ve yolculara mahsus odalar, salonlar, iki hamam ve ambarlar vardır. Avlunun ortasında Sasani ateşgedelerinde olduğu gibi dört kemer üzerine dayanmış bir mescit bulunmaktadır. Bu mescit Selçuklu süsleme sanatını en güzel örneğini sergilemektedir. Yazlık kısmın sonunda, batı duvarında tezyinat bakımından giriş portalinden geri kalmayan bir portali vardır. Bununda dış portalde olduğu gibi sağında solunda birer niş bulunmaktadır. Kitabe kemer ve nişlerin üzerindedir. Basık kemerli bir kapıdan girilince kışlık kısma geçilir. Üstü tonozla örtülü bu kısımı kare kasetli dört kısa, sekizer ayak dizisi, beş sahana ayırmaktadır. Ortadaki sahan diğerlerinden daha büyük ve geniştir. Tam ortadaki yerin yukarısı pandantiflerle sekiz kenarlı kasnağa oturan bir kubbe ile örtülmüştür. İçeriyi kubbe f eneri ile duvarının sağına ve soluna dörder, dip deki duvarda ise, üç olmak üzere yukarılara açılmış mazgal biçiminde iki pencere aydınlatmaktadır. Bunlardan başka ışık ve hava alacak yeri yoktur. Çok sağlam durumda iç portal, dah kuvvetli rölyefler halinde geometrik yıldız geçmeler ve rozetlerle işlenmiştir. Karatayhanın iç portali bunu örnek alarak aynen tekrarlanmıştır.Bu iki portalin Alaaddin Keykubat zamanında, hol kısımlarıyla birlikte tamamlandığına bir işarettir.Mukarnaslı tromplar üzerine oturan kubbe, süslemeleriyle holdeki sade taş minareyi canlandırır. Kubbenin külahı yıkılmıştır.

Ulu Camii: Ulucamii Aksaray merkezinde yer almaktadır. Yığma bir tepe üzerinde bulunan caminin kitabesinde, 1408-1409 yıllarında Karamanoğlu Mehmet bey tarafından Mimar Mehmet Firuz Bey’e yaptırıldığı yazılır. Anadolu Selçuklu Beyliklerinin tipik süslemeleri ile bezenmiş batı portali ile iç mekana ve doğu kale duvarlarına girilen, diğer yanda sağlam payandalarla desteklenen cami, yatık dikdörtgen bir plana sahiptir. Mehmet Bey’in oğlu İbrahim bey zamanında 1482-1483’de büyük tamiratlar görmüştür. Bugünkü minaresi 1925’te yapılmıştır.

Yorum Yaz